Uzmanından öğrenelim: Ayın konusu

ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMININ GÖZ ÜZERİNE ETKİLERİ

Op.Dr. Hilmi Or

A

+

A

-

Op.Dr. K. Hilmi OR, Phd*, MSc**, PA***, FICO****, FEBO*****, AFIAP******

Göz Hastalıkları Uzmanı

*             Adli Tıp Doktorası

**           Görme, Yapay Görme ve Az Görenlerin Rehabilitasyonu Yüksek Lisansı

***         Sanatta Yeterlik (Fotoğraf /Sanatta PhD eşdeğeri)

****       Fellow of International Council of Ophthalmology (Uluslararası Göz Hekimliği Konseyi Diploması)

*****     Fellow of European Board of Ophthalmology (Avrupa Göz Hekimliği Konseyi Diploması)

******   Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu (FIAP) Sanatçısı

Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) Bireysel Üyesi

Aydınlatma Alman Milli Komitesi (DNK-CIE) Bireysel Üyesi

Uluslararası Renk Federasyonu (AIC) Bireysel Üyesi

Medya ve İletişim Ön Lisansı

Web Tasarım ve Kodlama Ön Lisansı

 

 Çocuklarda bilgisayar kullanımının göze olası etkilerini incelerken, önce her yaştan kullanıcının gözlerine olan etkileri inceleyip daha sonra çocuklarda olan olası ek etkileri incelemek uygun olacaktır.

 

 Son on yıllarda dünyada bilgisayar kullanımı artışı yüksek bir ivme gösterdi. Yaklaşık 20-25 sene önce bilgisayar deyince akla sadece masaüstü bilgisayarlar gelirken, bugün donanım, yazılım ve ekran teknolojilerinin değişmesi ve gelişmesi ile çok farklı gereçler bilgisayar teknolojisini içermektedir. Bu nedenle bugün bilgisayar kullanımı deyince sadece masaüstü veya dizüstü bilgisayarları değil, tablet bilgisayar, akıllı cep telefonu ve bunların arasında konumları olan çeşitli hibrid gereçleri de düşünmek durumundayız. Bilgisayarların kullanım alanının genişlemesi, yeni nesil cep telefonlarının bilgisayar seviyesinde işlem yapabilir hale gelmiş olması, Bilgisayar teknolojisinde masaüstü programları denilen çeşitli uygulamaların cep telefonlarında kullanılabilir hale gelmiş olması, konvansiyonel bilgisayarlara bağlı kalmadan bilgisayar kullanımını artırmıştır. Sosyal medyanın akıllı cep telefonları üzerinden kullanımının devreye girmesi ile de tüm dünyadaki bireyler çok hızlı bir şekilde 7/24 dünyadaki diğer insanlar ile iletişim hakinde olmaya başlamışlardır. Bilgisayar teknolojilerinin kullanımı ilk zamanlar sadece masa başında oturma ile kısıtlı iken, bugün yaşamın uyanık olunan her anına yayılan bir şekilde gerçekleşmektedir.

 

Bilgisayar teknolojileri ile oluşturulan aletlerin bugünkü şekilleri ile göz hekimliği açısından en önemli kısımları ekranlarıdır. Kullanıcıların arayüzü ve içerikleri gördükleri kısım ekrandır. Kullanıcının kullandığı programlar ekrana görüntü olarak aktarılmaktadır.

Geleneksel olarak kitap okuma ışığın bir yüzeye düşmesi ve çoğunlukla kağıt olan bu yüzeyin üzerindeki yazı ve görüntülerim yüzey üzerinden ışığın yansıması ile oluşur. Ekranlar ise her biri birer piksel olan küçük ışık kaynaklarının yan yana gelmesi ile oluşur. Böylece ekranı izleyen birey direkt olarak ışığın içine bakar. Fizyolojik olarak birçok açıdan kitap veya benzeri yüzey okumalarından farklıdır.

 

Ekranlardaki görüntü birer görsel yanılsamadır. Aynı film seyrederken olduğu gibi saniyede 25-50 kez tüm ekrandaki görüntü değişmekte, ancak beynimiz bu hızdaki bir görüntü değişikliğini değişiklik olarak algılayamadığı için, ekrandaki görüntüler değişiyor ise, aynı geleneksel film veya televizyon seyretmede olduğu gibi hareketli görüntü olarak algılamaktadır. Diğer taraftan saniyede 25-50 kere arasında görüntü değişmesine rağmen her seferinde aynı görüntü gösteriliyor ise, ekranda gösterilen görüntü sabit olarak algılanmaktadır. Bu özellikleri ile ekrandaki görüntü basılı materyal okumaktan temel olarak farklıdır.

 

Ekranlar son teknolojiler ile algılamanın daha iyi olduğu farklı özelliklere ulaşmışlardır. Eski teknolojiler ile ekrandan insan gözüne ulaşabilecek görünür dalga boyundaki ışık dışındaki ışınların, ekrana dıştan ekrana takılan filtreler ile elimine edilmeleri uygun görülürdü. Yeni teknolojiler ile sadece görünür ışık yayan LED ekranların piyasaya hakim olması bu durumu değiştirmiştir. Yeni ekranlarda filtre kullanmak gerekli değildir.

Normal kitap okuma uzaklığı vücut büyüklüğüne göre 33-50 cm iken, geleneksel masaüstü bilgisayarlarda bu uzaklık 40-80 cm arasındadır. Bilgisayar teknolojisi içeren cihazların gelişmesi ve bakılan ekranların ufalıp elde tutulacak büyüklüğe kadar inmesi ile ekrana bakma uzaklığı yeniden 33-50 cm aralığını da içermeye başlamıştır.

 

Taşınabilir bilgisayar özelliğindeki cihazların başka bir özelliği ise hemen her türlü ortamda (kapalı ortamlarda, açık havada), her türlü vücut ve baş pozisyonunda (ayakta, otururken, uzanırken, sırtüstü, yüzüstü, v.s.) kullanılmalarıdır. Bilgisayar ekranına bakma fizyolojisi göz hekimliği yanında, nöroloji, ortopedi ve benzeri uzmanlık dallarını ilgilendiren bir konu haline gelmiştir. Başlı başına bir konu olan bu konun detaylarına bu yazıda girmeyeceğiz.

 

Ekranlar kendileri ışık kaynağı oldukları için, ayrıca aydınlatılmaları gerekmez. Ekran kullanılan ortamlarda başka ışık kaynaklarının olması bazen avantaj, bazen de dezavantaj haline gelebilir. Cep telefonu benzeri cihazlarda çevre ışığı miktarına göre (güneşli hava, bulutlu hava, gölge, gece ve kapalı ortam, karanlık oda v.b.) ekran ışığının miktarı otomatik olarak insan fizyolojisine göre uygun miktarlara ayarlanabilir.

Ekranlar kendi başlarına birer ışık kaynağı olduğu için, geceleri de başka ışık kaynağı olmadan kullanılabilmektedirler. İnsan doğası ise, geceleri az ışık görme ve bazı dalga boylarını mümkünse hiç görmeme üzerine kurgulanmıştır. İnsan fizyolojisine uygun olarak aydınlatma olmadan geçen gecelerde uyumak bu gerekliliği yerine getirmekte idi. Ancak geceleri aydınlatmanın devreye girmesi ile bu durum değişmeye başlamıştır. Özellikle enkadessan ışık kaynaklarının da (artık piyasada satılması başka nedenlerle yasak olan sarı ışık veren eski tip lambaların da) kalkması ve yerine gün ışığına yakın, mavi dalga boylarını da içeren LED lambaların devreye girmesi ile gün ışığına benzer ışıkların geceleri de kullanılmasını sağlamıştır. Ancak insanın doğal biyolojik saati geceleri saat 23-07 arasında melatonin hormonunun salgılanmasının mavi renkteki ışığa bakılması ile etkilenebilir. Böylece uyku bozuklukları oluşabilir. Bu nedenle hem büyük ekranlarda hem de cep telefonu ve benzeri gereçlerde gece modu da denilen mavi ışık filtresi olan ekran modları oluşturulmuştur.

 

Buraya kadar anlatılanlar tüm yaş grupları için geçerlidir. Çocuklarda yaşa bağlı olarak dikkate edilmesi gereken başka etkenler de vardır.

Çocuklar cep telefonlarında ve bilgisayarlarda (aynı televizyonlarda olduğu gibi) oradaki olayın (örneğin oyunun veya filmin) içinde olma hissi için, erişkinlere göre daha yakından ekrana bakarlar. Genelde bunu erişkinlere göre daha yoğun ve daha uzun süre olarak yaparlar. Miyopinin oluşma teorilerinde uzun süre ara vermeksizin yakına bakma miyopinin hızlı artma nedenlerinden biri olarak görülmektedir. Özellikle bilgisayar ve akıllı cep telefonu kullanan çocuklarda bu duruma sıklıkla rastlanabilmektedir. Bilgisayar kullanımına düzenli aralar vermek (örneğin 50 dakika kullanım sonrasında en az 10 dakika farklı uzaklıklara bakmak, örneğin kalkıp evde veya dışarıda dolaşmak) önemlidir.

Çocukların birçok konuda kendi anne-babalarını örnek aldıklarını anımsayarak, modern yaşamda kendileri de yoğun birer bilgisayar kullanıcısı olan ebeveynlerin kendilerinin de benzer şekilde davranmalarının uygun olacağını anımsatarak bu yazıyı bitirelim.

Nice etkin ve sağlıklı bilgisayar kullanım yılları dileğiyle…

 

 

+
-

“Bu web sitesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır.

İçeriğin sorumluluğu tamamıyla İLK BAKIŞ AZ GÖRENLERE YARDIM

DERNEĞİ'ne aittir ve AB’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.”

 

İLK BAKIŞ AZ GÖRENLERE YARDIM DERNEĞİ

Haymana Yolu Karşıyaka Mah. Mogan Gölü Yapı Koop. No:1 Gölbaşı - İncek / ANKARA

mail : azgorenler@gmail.com

web : www.ibayder.org

© Tüm Hakları Saklıdır. İLK BAKIŞ AZ GÖRENLERE YARDIM DERNEĞİ